Kılcal Varis Tedavisi

    Kılcal Varis Tedavisi İzmir

    Kılcal damar varisleri denildiğinde, ince ya da orta kalınlıkta olan ve hastaları özellikle estetik açıdan rahatsız eden varisler anlaşılır. İnce kılcal damar varisleri kırmızı ya da mor renkli olup cilt yüzeyinden kabarık değildirler. Tıp dilinde ‘telenjiektazi’ denilen bu varislerin çapları 0.2 milimetreden küçüktür ve bazen bacaklarda yanma hissine yol açabilirler. Orta büyüklükteki varisler mavi ya da yeşil renkte olup cilt yüzeyinden çok hafif kabarık olabilirler. Tıp dilinde ‘retiküler venler’ denilen bu varislerin çapları 0.2-2 milimetre arasındadır. İnce ya da orta büyüklükteki varisleri olan hastalar özellikle bacaklarındaki kötü görünümün düzeltilmesi için doktora başvurur.

    Kılcal Damar Varis Tedavisi Öncesi Yapılması Gerekenler

    Hasta öncelikle bir Kalp ve Damar Cerrahisi doktoru tarafından görülmelidir. Hasta ile karşılıklı olarak yakınmaları ve tıbbi geçmişi konularında konuşulmalı yani ‘anamnez’ alınmalıdır. Ardından hasta toplardamar yetmezliği bulguları ve varisler açısından muayene edilmelidir. Son olarak da bacak toplardamar ultrasonografi incelemesi yapılmalıdır. Bu adımların sonucunda hastaya özel tedavi planı oluşturulabilir.

    Kılcal damar varislerine yönelik estetik tedaviye başlanmadan önce bacak toplardamar ultrasonografi incelemesinde önemli bir bozukluk olmadığının gösterilmesi gerekir. Çünkü eğer özellikle kasık düzeyinde derin toplardamardan yüzeysel toplardamara geriye kan kaçışı ‘venöz reflü’ varsa ve buna yönelik gerekli tedavi yapılmadan skleroterapi seanslarına başlanırsa sonuç başarısız olacaktır. Varis tedavisinde aşamalı tedavi yapılması idealdir. Yani tüm varis türlerinin aynı seansta tedavi edilmesi uygun değildir. Çünkü bacağın steril bir solüsyonla silinerek ve steril şartlarda yapılması gereken işlemler vardır. Bu işlemlerden farklı olarak poliklinik ortamında ve oda sıcaklığında yapılan işlemler de vardır.

    Kılcal Damar Varislerinde Tedavi Yöntemleri

    Kılcal varislerin tedavisinde başlıca iki tür tedavi vardır.

    • Skleroterapi; ‘iğne tedavisi’ de denilen bu yöntemde, damar kapatıcı özelliği olan bir ilaç varisli damarların içine enjekte edilir. ‘Skleroterapi’ sırasında ilaç sıvı ya da köpük şeklinde uygulanabilir. Köpük tedavisinde kullanılan ilaçla sıvı şeklinde verilen ilaç aynıdır. Köpük oluşturmak için iki enjektör yardımıyla, ilaç ve hava belirli bir oranda karıştırılır. Bu ilaç varisli damarların kapatılmasını sağlar. Kapanan varisler cilt tarafından emilerek yok edilir. Böylece görüntüde düzelme sağlanır.
    • Cilt üzerinden ‘transdermal’ lazer ya da radyofrekans tedavileri; bu yöntemlerde ısı enerjisi cilt üzerinden uygulanarak kılcal damar varislerinin kapatılması sağlanır. ‘Transdermal lazer’ tedavisinde, lazer ısı enerjisi uygulanır. Nispeten ağrılı bir işlem olduğu için aynı anda ilgili bölgeye soğutucu da uygulanır. ‘Transdermal radyofrekans’ tedavisinde ise, cilt üzerinden radyofrekans dalgaları aracılığıyla iletilen ısı enerjisi kılcal damar varislerinin kapatılmasını sağlar.

    Kılcal damar varislerinin tedavisi öncesinde hastanın bacaklarının tıbbi fotoğraf çekimi ile kayıt altına alınması gerekir. Fotoğraf çekimi öncesinde hastanın yazılı ve imzalı izni alınır. Hastanın kimliği belli olmayacak şekilde çekilir. Fotoğraf dokümantasyon, tedavi öncesi ve sonrasının objektif olarak karşılaştırılabilmesi açısından çok önemlidir. Ayrıca, tedavi öncesinde bacakta var olan koyu renk leke, ben, sivilce izi ya da cilt çatlağı da böylece kayıt altına alınmış olur.

    Tedavinin temelini öncelikle iyi planlanmış skleroterapi seansları oluşturur. Burada kalından inceye doğru bir strateji söz konusudur. Hangi varislere skleroterapi hangi varislere transdermal lazer uygulanacağı ise tedavi ekibinin deneyimi ve iş birliğine bağlıdır. Transdermal lazer, ciltte yanık ve iz bırakma gibi ciddi yan etki riski olan bir yöntemdir. Bu yüzden, hastanın cilt tipi göz önünde bulundurularak çok dikkatli bir planlama ile ve titizlikle yapılması gerekir. Transdermal radyofrekans tedavisi ise, genellikle iğne ucu ile girilemeyecek kadar ince olan varislerin tedavisi için uygundur. Ayrıca, skleroterapi seansları tamamlandıktan sonra geriye kalan çok ince çaplı varislerin tedavisi için de uygun bir tedavi yöntemi olabilir.

    Kılcal damar varislerinin estetik tedavisinde ideal sonuçlara ulaşmak zaman alır. Bu yüzden hastaların sabırlı olması gerekir. Tedavinin mümkün olduğunca yaz aylarında yapılmaması gerekir. Çünkü güneş ışığı koyu renk iz kalma riskini arttırmaktadır. Tedavi önce ile sonrası arasında fotoğraf çekimleri ile objektif olarak gösterilebilecek belirgin iyileşme sağlanması için ortalama 4 – 6 aylık bir süre geçmesi gerekir.

    Sonuç olarak, kılcal damar varislerinin estetik tedavisi öncesinde gerekli değerlendirmeler eksiksiz yapılmalıdır. Hastalar ayrıntılı bilgilendirilmeli ve beklentiler konusunda gerçekçi bir konuşma yapılmalıdır. Hastalara gerekli zaman ve ilgi gösterilmelidir. Tedavi planlaması sonrası hastaya, öngörülen seans sayısı, maliyet ve olası sonuçlar konusunda bilgi verilmelidir. Sizde de kılcal damar varisleri varsa Doç. Dr. İlker Kiriş’e muayene olmayı ve kendisinden görüş almayı düşünmelisiniz. Çünkü Doç. Dr. İlker Kiriş, günlük mesleki pratiğinde varislerin estetik tedavisi ‘estetik fleboloji’ konusu ile özellikle ve yoğun olarak ilgilenmektedir.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi