Derin Ven Trombozu Tedavisi

    Derin Ven Trombozu’nun Tedavisi

    Derin ven trombozu tedavisinin başlangıcında temel önlemler alınır. Tedavinin büyük bölümünü ‘’Yeni bir pıhtının ortaya çıkmasını engelleyecek koruyucu, kanı sulandırıcı ve pıhtı önleyici ilaç tedavisi’’ oluşturur. Uygun olan ve girişim gerektiren hastalara var olan pıhtıyı parçalayıp vücuttan atan mekanik ‘kateter aracılıklı tedavi’ ve ‘’mevcut pıhtının eritilmesine yönelik ilaç tedavisi’’ uygulanabilir. Daha küçük boyutlarda olan venlerde oluşan ve kritik bir klinik bulgu meydana getirmeyen derin ven trombozları, ilaç tedavisi ile düzeltilebilmektedir. Eskiden daha sık uygulansa da pıhtıyı çıkarmaya yönelik ‘’Derin Ven Trombozu Ameliyatı’’ şeklinde cerrahi tedavi günümüzde çok nadiren ve ölümcül komplikasyonlar söz konusu olduğunda uygulanmaktadır. 

    Hangi tedavi seçeneğinin uygulanacağına karar verilirken birçok faktör değerlendirmeye alınır. Hastanın yaşı, derin ven trombozunun ilk kez geçirilip geçirilmediği, pıhtının kasık seviyesi altında mı yoksa üstünde mi olduğu önemlidir. Ayrıca, eşlik eden pulmoner emboli olup olmadığı ve bacaktaki şişliğin atardamar kan akımını engelleyip engellemediği de göz önüne alınır. Son olarak da, hastada eşlik eden diğer tıbbi durumların (kanser, yakın zamanda geçirilmiş operasyon, gebelik, doğum ya da kanama) varlığına göre karar verilir.

    Derin ven trombozu tedavi seçenekleri;

    Temel Önlemler: Erken dönemde fiziksel aktivite kısıtlanır ancak uzun süreli ve tamamen yatak istirahatı önerilmez. Hastanın uygun olan en kısa sürede mobilize olması amaçlanır. Hastanın dinlendiği dönemlerde bacakları alttan yastıkla desteklenerek hafif yukarı seviyede tutulur. Ayrıca uygun ölçü ve modelde varis çorabı giydirilir.

    Derin Ven Trombozu’nun Önlenmesi ve Tedavisinde Kullanılan Pıhtı Önleyici (antiagrean) İlaçlar

    Heparin ve Warfarin (Coumadin): Bu ilaçlar, var olan pıhtının daha da ilerlemesini ve yeni pıhtı oluşmasını engellemek amacıyla kullanılırlar. Pıhtıyı eriterek yok etme özellikleri son derece düşüktür. Tedavinin başlangıcında heparin ve warfarin birlikte başlanır. Ardından pıhtılaşma durumunu gösteren INR kan testi sonucuna göre sadece warfarin ile devam edilir. Derin ven trombozu nedeniyle Coumadin kullanan bir hastada genellikle INR değerinin 2.0-3.0 aralığında olması hedeflenir.

    Yeni Nesil Pıhtı Önleyici İlaçlar: son yıllarda geliştirilen ve ağız yoluyla alınan bu ilaçlar derin ven trombozu tedavisinde warfarin yerine kullanılmaya başlamıştır. Warfarin ile benzer etkinliktedirler. Bunun yanında, hastaya özel doz ayarlaması ya da kan testi (INR) gerektirmemesi, diğer ilaç ya da diyetten etkilenmemesi gibi üstünlüklere sahiptirler. Bu grupda; dabigatran, rivaroxaban, apixaban ve edoxaban yer alır.

    Kateter aracılıklı tedaviler: Bu tedavi yöntemi, toplardamar içerisindeki pıhtıyı hem mekanik olarak hem de ilaç yardımı ile parçalayıp eritmek ve ortadan kaldırmak amacıyla kullanılır. Kateter; farklı uzunluklarda ve kalınlıklarda olan, toplardamar içerisine yerleştirilen tedavi amaçlı bir tıbbi malzemedir. Kateter ucu toplardamar içerisindeki pıhtıya yakın bir bölgeye yerleştirilir ve içerisinden pıhtı eritici ilaç verilebilir. Ayrıca, kateter ucunda dönerek pıhtıyı mekanik olarak parçalayan bir kısım da bulunabilir.

    Derin ven trombozunda kateter aracılıklı tedavilerin uygulanabilmesi için hastanın şu şartları taşıması gerekir;

    • Pıhtının kasık seviyesinin üzerinde (ana femoral ve iliyak ven) olması
    • Hastanın yakınmaları başlamasından itibaren en fazla 14 gün geçmiş olması
    • Hastanın beklenen yaşam süresinin 1 yıldan uzun olması
    • Hastanın pıhtı eritici ilaç kullanımını engelleyici ve kanamaya yatkınlık yaratan durumunun olmaması

    Kateter aracılıklı tedaviler anjiyografi ünitesinde ya da uygun görüntüleme cihazları bulunan hibrid ameliyathanelerde uygulanır. İşlem sırasında görüntüleme amacıyla radyoopak madde verildiği için hastanın işlem öncesinde böbrek fonksiyon durumu önemlidir. Kateter aracılıklı tedavi sırasında hastanın toplam olarak iki ya da üç gün hastanede yatması gerekebilir. İşlem sonrası kontrol anjiyografi bulgularına göre kasık seviyesi üzerindeki toplardamara (iliyak ven) stent uygulanması gerekebilir.

    Cerrahi Tedavi: geçmişte daha sık uygulanan derin ven trombozu ameliyatları, günümüzde damar içi (endovaskuler) tedavi yöntemlerinin daha ön plana çıkması nedeniyle ve ameliyat sonuçları bazı açılardan tartışmalı olduğu için artık daha az uygulanmaktadır. Bunun yanında, nadiren ölümcül komplikasyonlar söz konusu olduğunda ameliyat gerekebilir.

    Derin Ven Trombozu’nun Tedavisinde Uygulanan Diğer Tedavi Yöntemleri

    Vena Kava Filtresi: Hastanın kan sulandırıcı ilaç alamadığı veya kan sulandırıcı ilaç almasına karşın tekrar kan pıhtısının oluştuğu durumlarda kullanılmaktadır. Bu filtre, ‘’vena kava’’ adlı büyük bir toplardamara yerleştirilmekte olup bir toplardamarda parçalanan kan pıhtılarının akciğere gitmesini dolayısıyla da ‘’pulmoner embolizm’’i önlemektedir. Bunun yanında, yeni bir kan pıhtısının oluşmasını engelleyemez.

    Varis Çorapları: Bu çoraplar, ayak kavisinden dizin üzerine veya altına denk gelecek şekilde bacaklara giyilir. Bacakta kan pıhtısının oluşmasıyla gelişen şişliği ve yakınmaları azaltırlar. Dereceli varis çorapları, ayak bileğini sıkıca sarıp daha yüksek basınç uygularken yukarıya doğru çıktıkça uyguladığı basınç derecesi azalır. Çorapların uyguladığı basınç, bacaktaki ödemi azaltmakta ve tekrar kan pıhtısı oluşmasını önlemektedir. Kişinin doktoru dereceli varis çoraplarının ne kadar süre giyileceğini belirlemektedir.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi